İsviçreliler sağlık sigortası yükü altında eziliyor

Birçok sahada zirveye çıkan İsviçre, sosyal devlet konusunda maalesef komşuları gibi cömert değil. Özellikle sağlık sigortası konusunda İsviçre, sağlık kalitesi bakımından çok ileri olmasına rağmen bu gelişmişlik maalesef parası olana yarıyor. Ülkenin kahir ekseriyetini oluşturan çalışanlar ise son yıllarda artan sigorta primlerini ödemekte zorlanıyor.

İsviçre’de temel sigorta zorunludur ve herkes için kapsamlı temel tıbbi bakımı garanti eder. Hastalık, kaza veya annelik durumunda masrafları sahip olduğunuz sigorta karşılar.

Temel sigortanın hizmetleri her sağlık sigortası sağlayıcısı için aynıdır. Prim, sağlayıcıdan sağlayıcıya farklılık gösterir ve sigortalının ikamet yeri ve yaşının yanı sıra seçilen sigorta modeli ve Franchise oranının miktarına göre değişir. Zürih, Bern veya Cenevre gibi büyük şehirlerde primler kırsal alanlara veya daha küçük kasabalara göre daha yüksek olması da ayrı bir eşitsizlik.

2025 yılı için açıklanan rakamlara göre sağlık sigortası primlerinde ortalama yüzde 6’lık bir artış bekleniyor. Bu, son üç yıldaki üst üste gelen artışlarla sigortalıları zor duruma soktu.

Sigorta primleri maaş oranlarının beş katı artması normal bir durum değildir. Çalışanların bütçesine giderek daha fazla yük getiriyor ve İsviçre kamuoyu bu konuda ciddi rahatsız.

İsviçre'de yaklaşık 180 hastane ve 100 rehabilitasyon ve psikiyatri kliniği bulunuyor. Uluslararası standartlara göre bu sayı oldukça fazla. Benzer bir nüfusa sahip 8,5 milyonluk Londra şehrinde ise 39 hastane bulunuyor. İsviçre'deki yüksek hastane yoğunluğu, arz fazlasına ve bazı hastanelerin yeterince kullanılmamasına ve çok fazla gereksiz tedavi uygulanmasına yol açıyor. Bu dutumda maliyetleri arttırıyor. İsviçre'de, 53 tane sağlık sigorta şirketi bulunuyor, bu sayı da oldukça fazla maliyet getiriyor.

İsviçre, ABD'den sonra dünyada kişi başına en fazla sağlık harcaması yapan ülkedir. Halkın doğrudan kendi cebinden ödediği oran ABD'den bile daha yüksektir.

Sağlık harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılanın yüzdesi olarak diğer birçok ülkede benzer bir oranda artması normaldir.

İsviçre'de her on iki kişiden biri sağlık sektöründe çalışmaktadır. Bu da sektörü ülkedeki en büyük işveren haline getirmektedir. İsviçre her yıl toplam ekonomik çıktısının yüzde 10 ila yüzde 20 arasındaki bir rakamı sağlık hizmetlerine harcamaktadır. Bu da kişi başına yaklaşık 10 bin İsviçre Frangı anlamına geliyor ve vergiler, sağlık sigortası primleri ya da doğrudan kendi cebimizden ödeniyor.

Sağlık hizmetleri maliyetleri İsviçre’de neden kontrolden çıktı?

* İnsanlar gittikçe yaşlanıyor. Sağlık harcamalarının yüzde 20’şik bölümünü yaşlılar kullanıyor. Kişi başına düşen maliyet artışının yaklaşık yüzde 64'ü ise ek sağlık hizmetlerinden kaynaklanıyor.

* Sağlık hizmetleri piyasası yanlış yapılandırılmış.

* Politikacılar harekete geçmekten aciz.

* Sağlık sistemi verimsiz ve kimse bu sistemi değiştirmek için gayret göstermiyor.

* Sistem çağın gereklerine uymayınca vurguncular istediklerini elde etmekte zorlanmıyor.

Diğer yandan parlamento üyelerinin sağlık sektörü ile kurdukları ittifaklar, Ulusal Konsey ve Eyaletler Konseyi üyelerinin kamu yararı için çalışmak yerine belirli çıkarları temsil etmelerine hizmet ediyor olması, bir çok vekil ya hastanenin, ilaç şirketinin ya da sağlık sigortasının yönetim kurulunda bulunması da siyasetin yükselen primler karşısındaki suskunluğunu göstermeye yetiyor. Anlayacağınız, siyaset, sigorta, hastane ve ilaç şirketlerinin ittifakı devam ettiği müddetçe İsviçre’nin sağlık reformu yapması pek mümkün gözükmüyor.

Bu yazı toplam 2402 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum
    Ömür Çelik Arşivi