Dağcılık ve liderlik
Liderlik ve dağcılık ilk bakışta birbirinden uzak kavramlar gibi görünse de, aslında her ikisi de yükselişi ve zirveye ulaşmayı hedefler. Bu nedenle, hem liderlik hem de dağcılık sürekli öğrenmeyi ve beceri geliştirmeyi gerektirir. Kendinizi değişen şartlara göre yenileyemezseniz, başarılı olamazsınız. Liderlikte başarısızlık, zirvede kalamamaya neden olur. İş dünyasının kuralları serttir; zirvede kalmak için zinde olmak şarttır.
Dağcılık da liderlik gibi sürekli gelişim gerektiren, ekstrem bir spordur. Bir dağcının verimli olabilmesi ve zorlukların üstesinden gelebilmesi için kendini sürekli yenilemesi gerekir. Dağcılıkta asıl hedef zirve gibi görünse de, esas gaye sağlıklı şekilde kamp alanına geri dönebilmektir. Liderlikte de başarı, sadece zirveye ulaşmakla değil, orada kalabilmek ve daha ileriye gidebilmektir. Kendini geliştiremeyen ve dünyanın gidişatını okuyamayan liderlerin yerinde yeller eser.
Dağcılıkta, zirvede hava şartları her an değişebilir. Bu nedenle fiziksel dayanıklılık kadar, doğru ekip ve ekipman da hayatı öneme sahiptir. Liderlikte de aynı şekilde, başarı ancak doğru ekip ve yol arkadaşlarıyla mümkün olur. Hiç kimse tek başına ne zirveye ulaşabilir ne de liderliği yürütebilir.
Dünya'nin farklı bölgelerinde yüksek dağlara tırmandım. Her tırmanış öncesinde hem zihinsel hem de fiziksel hazırlıklar yaptım. Tırmanacağım bölgenin şartlarına uyum sağlamak için benim gibi zirve tutkunu sporcularla ekipler kurduk. Bölgenin en iyi rehberleriyle çalışarak tırmanışlar gerçekleştirdik. Ancak, bazen bütün önlemlere rağmen yol arkadaşlarımızı kaybettik ve naaşlarını helikopterlerle geri göndermek zorunda kaldık. Buna rağmen, pes etmeden hedeflerimize doğru ilerlemeye devam ettik.
Tıpkı dağcılıkta olduğu gibi liderlikte de inişler ve çıkışlar, ortaklıklar ve iş birlikleri olur. Başarının sırrı, riskleri iyi yönetmek, motivasyonu yüksek tutmak ve ekibiyle birlikte doğru stratejiler belirleyebilmektir. Hem dağcılık hem de liderlik korkuyla yüzleşmeyi ve cesaret gerektirir. Korkuları aştıkça büyür, gelişir ve daha ileriye gidersiniz.
Sonuç olarak, dağcılık ve liderlik arasında çok sayıda ortak nokta vardır. Dağcılıkta edindiğim tecrübeleri iş hayatımda, iş hayatımda kazandığım becerileri ise dağcılıkta kullandım. Alakasız gibi görünse de, aslında bu iki alan arasındaki benzerlikler şunlardır:
Her ikisi de üstesinden gelinmesi güç görevler içerir.
Başarıya ulaşmak için ekip çalışması şarttır.
Risklerle başa çıkabilme becerisi gerektirir.
Planlama, konsantrasyon ve umut her ikisinin de temel taşıdır.
Geçtiğimiz ay, uzun zamandır hedeflediğim Arjantin'in en yüksek dağı olan 6.962 metre yüksekliğindeki Aconcagua Dağı'na ikinci kez tırmanmak için yola çıktım. 2018'deki tırmanışım da 6 bin 400 metreye ulaşabilmiş, ancak – 37 derece soğuk ve saatte 50 km hızla esen rüzgar nedeniyle donma tehlikesi geçirerek geri dönmek zorunda kalmıştım. Bu kez 6.450 metreye ulaştım, ancak şartlar uygun olmasına rağmen tırmanışı sonlandırdım. Dağcılığa devam edeceğim, ancak ekstrem tırmanışlardan uzak duracağım. Liderliğimi ise henüz bırakmadım ve zamanı geldiğinde onu emin ellere devretmeyi bileceğim.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İstikrarlı kararlı yerinde, evet imkansız olanı zorlıyamasiniz yoksa dengeler bozulur şeref bey
Yanıtla (0) (0)